©2019, Tüm haklar HoneyBox'a aittir.

  • Ilgın Şimşek

Minimal Hayata İlk Adım

Zaman zaman insan hayatındaki eşya fazlalığından sıkılıyor. Üzerine geliyor bazen tüm eşyalar. Ama buna rağmen giymediğimiz kıyafetlerimizden bir türlü vazgeçemiyoruz. Ev temizliği yaparken bütün biblolaları,çerçeveleri,vazoları vs. kaldırıp indirmek zor geliyor ama yine fazlasından kurtulmak için cesaret edemiyoruz. Bunlar neyin göstergesi acaba? Yoksa biz artık eşyaları sevip insanları kullanmaya mı başladık? İşler tersine mi döndü yani? Eğer bu satırları okurken bir durup düşündüysen yavaş yavaş sende böyle biri olmaya başlıyorsun demektir. O halde şimdi kendimiz için minimalist bir yaşam yaratmanın tam vakti. Nedir bu minimalist yaşam? Hayatımızı nasıl minimal düzeye indirebiliriz? Minimalist yaşam, hayatımızdaki maddi ve manevi unsurları, ihtiyaçlarımıza göre gruplandırıp, en aza indirgeyerek daha fazla yaşam kalitesi ve konforu kazandıran yaşam şeklidir. Geçmişe dönük bir araştırma yaptığımız zaman Steve Jobs ve Einstein da minimalist hayat düşüncesinin destekçilerinden olduğunu görebiliriz. Steve Jobs, uzun yıllar boyunca aynı kıyafet kombinini giymiş. Demek ki bu insanların bir bildikleri var da bu yaşam tarzını desteklemişler.


İşe tüm dolabınızı indirip tek tek eşya eleyerek başlayabilirsiniz. En az 1 yıldır giymediğin eşyaların bir kenara, sıklıkla tercih ettiğin eşyaların bir kenara. İnan ki 1 yıldır giymediğin eşyaların, sürekli tercih ettiklerine oranla daha fazla olacaktır. Onlar senin dolabında bir gün giyerim belki yalanıyla tercih edilecek günü bekliyor. Ama 1 sene boyunca yüzüne bakmadıysan şimdi bakacağını sanmıyorum. Neden senin dolabında yok olup giden bir kıyafet ihtiyacı olan biri için mutluluk sebebi olmasın? Bence bu sana da hediye ettiğin kişiye de çok iyi gelecek. Bir dene bakalım. Sonuç seni çok mutlu edecek.


Kendinize zaman zaman yalnız kalabileceğiniz bir zaman oluşturun. Bu an da size ne iyi gelecekse onu yapın. İster dua edin, isterseniz meditasyon yapın. Bunu bir rutin haline getirdiğiniz zaman kafanızın içindeki sayısız sesi susturduğunuzda daha ılımlı ve sakin bir insan olduğunuzu fark edeceksiniz.

Zaman çok kıymetli ve su gibi akıp gidiyor. Bizim kendimiz için onu en iyi şekilde kullanmamız lazım. Gün içinde neye ne kadar zaman ayırdığınızı bir kenara not edin. Göreceksiniz ki gereğinden fazla telefonla uğraşıp belki de kitap okuyarak, meditasyon yaparak, bir şeyler araştırarak geçireceğiniz verimli zamanı televizyonun karşısında durarak boşa geçiriyorsunuz.


Her şeyi düzene sokmaya, fazlalıktan kurtulmaya çalışırken en önemlisini unutmayalım. Dilimizdeki fazlalık.. Gün içinde ağzımızdan bir sürü kelime çıkıyor. İnsanları isteyerek veya istemeyerek kırıyoruz. Sürekli olanlar için birilerini suçlayıp, her şey için şikayet ediyoruz. Düşüncelerimize yaptığımız en büyük haksızlık. Dilimizden çıkanlar onları da kirletiyor. Bir gün boyunca her şeyi olduğu gibi kabul etmeyi ve şikayet etmemeyi deneyin. Aslında bunun sizin ihtiyacınız olan rahatlama olduğunu ilk günün sonunda bile büyük bir değişimle fark edebilirsiniz.


Sosyal medya artık hepimizin hayatının merkezinde büyük bir yer kaplıyor. Kimileri iyiye kullanıyor, kimileri ise bu show dünyasının içinde kaybolup gidiyor. Sosyal medya hesaplarınızda daha samimi yüzler, kendini olduğu gibi gösteren insanlar görmek varken neden sahteliklerin içinde zorla duruyorsunuz? Biraz insan detoxu yapmaktan kimseye zarar gelmez. Aksine kendini daha iyi hissedersin. Senelerdir yüzünü bile görmediğin insanın yapmacık tavırlarına maruz kalmayacaksın mesela. Bu insanlık için küçük bir şey olsa da senin yaşamın için çok büyük bir şey. Merak etme kimseye ayıp olmaz. Çıkar gitsin.


Alışverişe çıkarken mutlaka liste yapıp çıkın. Gerçekten neye ihtiyacınız olduğunu görün. İhtiyacınız dışında aldığınız ekstra kıyafetler, yemek malzemeleri, kişisel bakım ürünleri hayatınızda kocaman bir fazlalık. Ayrıca cebinize de, midenize de, dolabınıza da zarar.


İnsanlar için (en azından hala bazıları için) sizi siz yapan giydiğiniz marka kıyafetler değil, sürdüğünüz ruj veya taktığınız takı da değil. Sizi siz yapan şey içten gelen sıcak bir gülümseme. Ve kendini iyi hisseden, karşısındakine de iyi hissettiren mutlu bir beden. Hepsi bu kadar. Bu yazımı okuduktan sonra evinizdeki her odaya tek tek zaman ayırıp nereyi nasıl minimalize edeceğinizi düşünebilirsiniz. Evinizdeki ve zihninizdeki fazlalıklardan kurtulduğunuz yeni hayatınız sizi çok mutlu edecek emin olun. Kendinize çok iyi bakın…


Sevgilerimle

Ilgın

116 görüntüleme